Mersin Üniversitesi’nde Yapay Zeka ve İnsanlığın Geleceği Konuşuldu

Anasayfa > Haberler > Mersin Üniversitesi’nde Yapay Zeka ve İnsanlığın Geleceği Konuşuldu

Teknoloji Felsefecisi Abdurrahman Bulut, Tarsus Açık Kapı Eğitim ve Yardım Derneği ile Mersin Üniversitesi öğrenci topluluklarının iş birliğiyle düzenlenen söyleşide gençlerle bir araya geldi.

Tarsus Açık Kapı Eğitim ve Yardım Derneği ile Mersin Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren öğrenci toplulukları, gençlerin gelişimine katkı sunacak önemli bir iş birliğine imza attı. Bu kapsamda Teknoloji Felsefecisi Abdurrahman Bulut, gençlerin çağın dönüşen teknolojilerini doğru okumaları ve dijital dünyayı bilinçli bir şekilde değerlendirmeleri amacıyla düzenlenen söyleşide üniversitelilerle buluştu. 16 Mayıs Cumartesi günü Mersin Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen “Yapay Zeka ve İnsanlığın Geleceği” başlıklı programa, üniversite öğrencileri ve akademisyenler yoğun katılım gösterdi. Dijital çağın imkanları, yapay zeka teknolojileri ve bu büyük dönüşümün insanlık üzerindeki etkileri kapsamlı bir şekilde ele alındı.

DİJİTAL ÇAĞIN İMKANLARI VE RİSKLERİ DEĞERLENDİRİLDİ

Gençlerin büyük ilgi gösterdiği programda Abdurrahman Bulut, dijital çağın sunduğu fırsatlar ve beraberinde getirdiği riskler üzerine dikkat çekici analizler paylaştı. Teknolojinin insan hayatındaki belirleyici rolüne dikkat çekilen söyleşide, algoritmaların düşünce dünyasını nasıl şekillendirdiği ve modern insanın veri merkezli yeni bir yaşam anlayışına nasıl yönlendirildiği üzerinde duruldu. Geçmişte Sanayi Devrimi’nin üretim biçimlerini kökten değiştirdiği gibi bugün de yapay zeka teknolojilerinin eğitimden iletişime, sosyal hayattan bilgiye ulaşma süreçlerine kadar her alanı yeniden inşa ettiği ifade edildi. Teknolojiyi sadece tüketen değil sorgulayan, yöneten ve bilinçli kullanan bireyler yetiştirmenin kritik önemi vurgulandı.

DATAİZM TEHLİKESİ TARTIŞILDI

Söyleşide ayrıca “Dataizm” kavramı üzerinden insanın yalnızca veriye indirgenmesinin doğurabileceği sosyolojik ve psikolojik problemler tartışıldı. Dijital sistemlerin bireyin tercihlerini, alışkanlıklarını ve düşünce biçimini doğrudan yönlendirebildiği aktarılırken gençlerin teknoloji karşısında kimlik, ahlak ve irade bilincini korumasının gerekliliği aktarıldı. Teknolojinin insanı merkeze alan, ahlaki sınırları gözeten ve hakikati önceleyen bir anlayışla yönlendirilmesi gerektiği tespiti paylaşıldı. Katılımcıların dikkatle takip ettiği söyleşi, soru-cevap bölümünün ardından tamamlandı.