Tarsus Açık Kapı Derneği’nden 20. Anadolu Buluşmaları Değerlendirmesi

Anasayfa > Haberler > Tarsus Açık Kapı Derneği’nden 20. Anadolu Buluşmaları Değerlendirmesi

Tarsus Açık Kapı Derneği, 20. Anadolu Buluşmaları'nın sonuçlarını ve toplumsal yansımalarını özel bir programla değerlendirdi. 

Anadolu Federasyonu tarafından 10-14 Ağustos tarihlerinde Ankara Kızılcahamam’da düzenlenen 20. Anadolu Buluşmaları, sivil toplum kuruluşlarında yankı bulmaya devam ediyor. Bu kapsamda Tarsus Açık Kapı Derneği Konferans Salonu'nda düzenlenen değerlendirme programında, etkinliğin ana temaları olan sivil diplomasi ve gelenek kavramları masaya yatırıldı. Devletler arası ilişkilerin ötesinde, toplumsal dayanışmanın ve ortak yaşama kültürünün insan hayatına dokunan yönleri katılımcılarla detaylı bir şekilde paylaşıldı.

GENİŞ BİR ANLAM DÜNYASI

Programda söz alan Yusuf Ada sivil diplomasi kavramının siyasal alanın çok ötesinde, insan ilişkilerinden toplumsal sorumluluğa kadar uzanan geniş bir anlam dünyası sunduğunu aktardı. Diplomasiyi günlük hayatı kuşatan bir gerçeklik olarak tanımlayan Ada, aile, iş ve komşuluk ilişkilerindeki iletişimin önemine vurgu yaptı. İslam tarihinden Hilfü’l-Fudûl tecrübesini örnek veren Ada, farklı toplumsal kesimlerin adalet ve ortak değerler etrafında bir araya gelerek inisiyatif almasının, sivil diplomasi açısından büyük bir tarihi miras barındırdığına dikkat çekti.

GÜÇLÜ KÖPRÜLER KURAN BİR MEKANİZMA

Etkinliğin bir diğer konuşmacısı Gazi Kılıçparlar sivil diplomasinin bugünkü en somut halinin, yaşanılan şehrin sorunlarına çözüm aramak ve farklı çevreleri ortak amaçlar etrafında birleştirmek olduğunu vurguladı. Şehre dair meseleleri dile getirmenin zaman zaman salt siyasi bir algı üzerinden okunabildiğini hatırlatan Kılıçparlar, bu durumun sivil toplumun sorumluluk alma alanını daraltmasına izin verilmemesi gerektiğini anlattı. Kılıçparlar sivil diplomasinin herhangi bir siyasi tartışmanın tarafı olmaktan ziyade, toplumsal sorunları görünür kılan ve kesimler arası güçlü köprüler kuran bir mekanizma olduğuna işaret etti.

İDDİASI OLANIN GELENEĞİ OLUR

Programın son bölümünde gelenek kavramına yönelik ufuk açıcı değerlendirmeler yapıldı. Geleneğin geçmişi tekrar etmekten öte, elde edilen birikimi yeni şartlara uyarlayarak geleceğe taşımak olduğu ifade edildi. Geleneklerin insanı geçmişe zincirlemek yerine ileriye taşıyan dinamik bir yapı sunduğu anlatıldı. Kızılcahamam'daki buluşmalarda öne çıkan "İddiası olanların geleneği olur" anlayışından hareketle, geleceğe dair vizyon taşıyan yapıların kendi hafızalarını kalıcı bir kültüre dönüştürmesinin gerekliliği aktarıldı. Yirmi kez aralıksız düzenlenen Anadolu Buluşmaları'nın bu bağlamda zamanla oluşan tecrübe, ilişki ve ortak çalışma kültürünün değerli bir meyvesi olduğu paylaşılarak bu birikimin yeni dönemlere taşınması gerektiği ifade edildi.