Uşak Üniversitesi’nde “Makrodan Mikroya Dijital Sivil Toplum” Sempozyumu Gerçekleştirildi

Anasayfa > Haberler > Uşak Üniversitesi’nde “Makrodan Mikroya Dijital Sivil Toplum” Sempozyumu Gerçekleştirildi

Anadolu Federasyonu, üniversite ve sivil toplum iş birliğini güçlendirmek amacıyla Uşak’ta akademisyenler ve gençlerle bir araya geldi. Dijital çağda sivil toplumun dönüşümünün ele alındığı sempozyum yoğun ilgi gördü.

Anadolu Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Aldemir ve beraberindeki heyet, Uşak Değişim Derneği’nin ev sahipliğinde Uşak Üniversitesi’nde  “Makrodan Mikroya Dijital Sivil Toplum başlıklı sempozyuma katıldı. Sempozyum açılış konuşmasını Uşak Değişim Derneği Başkanı Şevket Taşçı gerçekleştirdi. Taşçı, sivil toplumun şehirlerin gelişiminde ve toplumsal sorunların çözümünde temel bir rol oynadığını vurguladı. Sivil toplumun, vicdan, sorumluluk ve ortak iyilik anlayışıyla hareket eden bir yapı olduğunu Uşak Değişim Derneği’nin, insan yetiştirme odaklı bir vizyon taşıyan Anadolu Federasyonu’nun parçası olduğunu belirtti. Toplumların geleceğinin nitelikli insan kaynağıyla şekillendiğini dile getiren Taşçı, sosyal dayanışmanın bu süreçte belirleyici olduğunu vurguladı. Derneğin gönüllülük temelli faaliyetlerinin en önemli çıktısının, bireylerin hayatlarına dokunmak ve topluma fayda üreten, özgüven sahibi insanlar yetiştirmek olduğunu ifade etti. Sivil toplumun kurumsal bir yapıdan öte, bir kültür meselesi olduğu sonucuna dikkat çekti.

TOPLUMSAL VE DÜŞÜNSEL DENEYİM YETERİNCE ÖZGÜN DEĞİL

Sempozyumda “Makrodan Mikroya Dijital Sivil Toplum” başlığında sunum yapan Turgay Aldemir, sivil toplumla üniversitelerin birbirini tamamlayan önemli çalışmaların öncüleri olmaları gerektiğini, üniversitelerle halkın arasında örülü duvarların hem akademik çalışmaları hem sivil toplum çalışmalarını engel teşkil ettiğini, bu engelin ortadan kalkması içinse üniversite ve STK işbirliklerinin önem arz ettiğini belirtti. Aldemir, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Türkiye ve İslam dünyasında öne çıkan meselelerden biri, toplumsal ve düşünsel deneyimin yeterince özgün bir anlatıya dönüşememesidir. Kendi düşünme araçlarını üretmekte zorlanma, dışarıdan alınan kavramsal çerçevelerle düşünmeye devam edilmesi sonucunu doğurmaktadır. Bu durum, kullanılan kelimeler yerli olsa bile düşüncenin yapısal olarak başkasına ait kalmasına yol açar. Dolayısıyla mesele yalnızca kelime seçimi değil o kelimelerin içinde işlediği zihinsel düzenin de yeniden kurulmasıdır. Dijital sivil toplum, sivil toplum faaliyetlerinin geniş ölçekli kurumsal yapılardan bireysel katılım düzeyine doğru dijital araçlar üzerinden yeniden örgütlenmesini ifade eder.”

DİJİTAL SİVİL TOPLUMUN EN KRİTİK BOYUTU

“Makro düzeyde dijital sivil toplum, ulusal ve uluslararası ağlar üzerinden veri paylaşımı, politika üretimi, savunuculuk ve koordinasyon süreçlerini kapsar. Bu düzeyde platformlar, büyük ölçekli organizasyonlar arasında eşgüdüm sağlayarak bilgi akışını hızlandırır ve kolektif etki alanını genişletir” diyen Aldemir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Mikro düzeyde ise bireylerin doğrudan katılımı öne çıkar. Dijital ortamlar, gönüllülük, kampanyalara katılım, içerik üretimi ve yerel sorunlara müdahale gibi pratikleri kolaylaştırarak bireyi pasif izleyiciden aktif özneye dönüştürür. Bu yapı, katılımın daha yatay ve dağıtık bir biçimde gerçekleşmesini sağlar. Makro ve mikro düzeyler arasındaki geçişkenlik, dijital sivil toplumun en kritik boyutudur. Bilgi teknolojileri, büyük ölçekli stratejilerin yerel düzeyde uygulanabilirliğini artırırken yerel deneyimlerin de üst ölçekli yapılara geri beslenmesini mümkün kılar. Böylece hiyerarşik değil ağ temelli bir sivil toplum modeli ortaya çıkar.”

GELECEĞE YÖNELİK ORTAK ÇALIŞMA ALANLARI DEĞERLENDİRİLDİ

Sempozyumda konuşan Prof. Dr. Murat Başar'ın ardından söz alan Gazi Kılıçparlar, sivil toplumun toplumsal rolüne dikkat çekti. Konuşmasında sivil toplumun önemini vurgulayan Kılıçparlar, "Sözün eşiği umudun eşiğidir, derler. Bu bağlamda sivil toplum, umudu olanların, sözü olanların bir araya geldiği, organize olduğu yerdir. Umut taşımak önemli. Ancak umudu hayata dönük ve üretken hale getirmek daha önemli" ifadelerini kullandı.

Sempozyum programı, akademi, sivil toplum ve gençlik arasında kurulacak güçlü iş birliklerinin şehirlerin gelişimine ve toplumsal dayanışmanın güçlenmesine önemli katkılar sunacağı mesajıyla tamamlandı. Sempozyumun devamında Uşak Değişim Derneği’nde özel bir oturum gerçekleştirildi. Bu oturumda Uşak’ın sosyal yapısı, şehrin sivil toplum potansiyeli ve geleceğe yönelik ortak çalışma alanları üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu.