Anadolu Federasyonu bünyesinde faaliyet gösteren STAD-DER'deki tefsir buluşmalarında bu hafta, Esengül Sürer'in rehberliğinde Tîn sûresi işlendi.
STAD-DER çatısı altında her hafta düzenli olarak gerçekleştirilen tefsir dersleri, katılımcıların yoğun ilgisiyle devam ediyor. Kur'an-ı Kerim'in derinlikli anlam dünyasına kapı aralayan programın bu haftaki konuğu Esengül Sürer oldu. Çaylar, not defterleri ve açık mushaflar eşliğinde samimi bir ortamda icra edilen buluşmada, insanın yaratılış gayesi ve yeryüzündeki varoluş serüveni Tîn sûresi ekseninde ele alındı.
İNSANIN YENİDEN AYAĞA KALKMASININ MANEVİ İŞARETİ
Program, sûrenin başlangıcında yer alan incir, zeytin, Tûr-i Sînâ ve emin belde üzerine edilen dört yeminin hikmetinin konuşulmasıyla başladı. Sürer, müfessirlerin önemli bir kısmının bu yeminleri vahyin yeryüzüne dokunduğu mekanlar olarak yorumladığını belirtti. İnsandan söz edilmeye başlanmadan evvel vahyin yeryüzüne indiği bu mukaddes durakların hatırlatılması, insanın manevi anlamda nerede yeniden ayağa kaldırıldığının bir işareti olarak değerlendirildi.
İSTİKAMET ÜZERE KALMAK
Dersin ilerleyen bölümlerinde, insanın "ahsen-i takvîm" yani en güzel kıvamda yaratılması ile "esfel-i sâfilîn" olan aşağıların en aşağısına düşüşü arasındaki büyük mesafeye dikkat çekildi. Takvîm kelimesinin kıvam, kıyam ve istikamet kelimeleriyle aynı kökten geldiği vurgulanarak insana bahşedilen bu güzel kıvamın ancak istikamet üzere kalınarak korunabileceği ifade edildi. Esengül Sürer, ahsen-i takvîmin bir başlangıç, esfel-i sâfilînin ise daima bir ihtimal barındırdığını, insanın her gün yaptığı seçimlerle bu iki uç arasında kendi yolunu çizdiğini anlattı.
SEN ŞU AN HANGİ YÖNE GİDİYORSUN?
İnsanın bu muhtemel düşüşünün mutlak bir kader olmadığı, iman edip salih amel işleyenlerin bu durumdan istisna tutulduğu ve onlar için kesintisiz bir ecir bulunduğu ayetler ışığında katılımcılara aktarıldı. Yükselişin yolu, inanmak ve inandığını yaşamak eylemleriyle özetlendi. Sûrenin sonunda yer alan "Allah hâkimlerin en hâkimi midir?" sorusu etrafında şekillenen tefekkürle, kendini her şeyin ölçüsü sanan insana asıl ölçünün sahibinin kim olduğu bir kez daha hatırlatıldı.
Katılımcıları "Sen şu an hangi yöne gidiyorsun?" sorusuyla baş başa bırakan ders, Esengül Sürer’e teşekkür takdiminin ardından sona erdi.
